Türkiye ekonomisinin can damarlarından metal sektöründe kritik bir eşiğe gelindi. Türk Metal Sendikası, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile yürütülen grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı aldığını duyurdu. Bu karar, yaklaşık 200 işyerinde çalışan 150 bin işçiyi doğrudan etkiliyor ve sektörde büyük bir belirsizlik ortamı yaratıyor.
Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, sendikanın Merkez Yönetim Kurulu’nun 20 Kasım 2023 tarihinde oy birliğiyle aldığı bu önemli kararı kamuoyuna açıkladı. Haziran 2023’ten bu yana devam eden ve altı tur süren müzakerelerde bir sonuca ulaşılamaması, grev kararına giden sürecin ana nedenini oluşturuyor. Karar, sendikaya bağlı 40 işletmenin de aralarında bulunduğu toplam 200 işyerini kapsıyor.
Müzakereler Neden Tıkandı? Talep ve Teklif Farkları
Toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki tıkanıklığın temelinde, sendikanın işçiler için talep ettiği ücret ve sosyal hak artışları ile MESS’in teklifleri arasındaki büyük fark yatıyor. Türk Metal Sendikası, üyelerinin artan hayat pahalılığı karşısında alım güçlerini korumak ve iyileştirmek amacıyla şu taleplerde bulunmuştu:
- İlk Altı Ay: %80 oranında ücret artışı.
- Sonraki Dönemler: Enflasyon oranına ek olarak 3 puan refah payı (sonraki üç altı aylık dönem için).
- Sosyal Haklar: %25 oranında iyileştirme.
İşveren sendikası MESS ise bu taleplere karşılık şu teklifi sunmuştu:
- İlk Altı Ay: %35 oranında ücret artışı.
- Sonraki Dönemler: Sadece enflasyon oranı (sonraki üç altı aylık dönem için).
- Sosyal Haklar: %25 oranında artış.
Türk Metal Sendikası, MESS’in ilk altı aylık %35’lik ücret artışı teklifinin, mevcut yüksek enflasyonist ortamda işçilerin insanca yaşamasına olanak tanımayacağını ve bu teklifin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Sendikanın Geçmiş Eylemleri ve Gelecek Stratejisi
Grev kararı öncesinde, sendika müzakerelerin seyrinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmek amacıyla çeşitli eylemler düzenlemişti. Bu eylemler arasında işyerlerinde kısa süreli “iş bırakma” ve “yemekhaneyi terk etme” gibi uyarı niteliğindeki adımlar yer alıyordu. Bu hareketler, işçilerin taleplerine dikkat çekmeyi ve işveren tarafına bir mesaj vermeyi amaçlıyordu.
Pevrul Kavlak, grev kararının bir son değil, yeni bir müzakere sürecinin başlangıcı olduğunu vurguladı. Kavlak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Masada çözüm arayışımızı sürdüreceğiz. Amacımız, işçilerimizin haklarını tam olarak alarak masadan kalkmaktır. Ancak işveren tarafı taleplerimize karşı duyarsız kalmaya devam ederse, grev hakkımızı sonuna kadar ve kararlılıkla kullanmaktan çekinmeyeceğiz.” Bu ifade, sendikanın uzlaşma kapısını açık tutmakla birlikte, mücadele kararlılığını da net bir şekilde ortaya koyuyor.
Metal Sektörüne ve Piyasaya Potansiyel Etkileri
Metal sektörü, otomotiv, beyaz eşya, makine imalatı ve savunma sanayi gibi birçok kritik sanayi kolunun temelini oluşturmaktadır. Grev kararının uygulamaya konulması durumunda, 150 bin işçinin üretimi durdurması, Türkiye’nin sanayi üretimi ve ihracat rakamları üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açabilir. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlık göz önüne alındığında, bu durum uluslararası piyasalarda da yankı bulabilir.
Borsa İstanbul’da işlem gören ve metal sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin hisseleri üzerinde de bu belirsizlik baskı oluşturabilir. Yatırımcılar, taraflar arasındaki gelişmelerin yakından takipçisi olacak. Önümüzdeki günlerde taraflar arasında diyaloğun yeniden canlanması ve olası bir uzlaşma zemininin oluşması bekleniyor.