Küresel piyasalar, jeopolitik risklerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemeye devam ediyor. Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail-Hamas çatışmasının yarattığı belirsizlik ortamı, enflasyonist baskıları artırırken, merkez bankalarının para politikası kararları, emtia fiyatları ve döviz kurları üzerinde belirleyici oluyor. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi önemli kurumların açıklamaları ile kritik ekonomik verileri yakından takip ediyor.
Bu dönemde, artan küresel risk algısı, özellikle enerji ve gıda fiyatları üzerinden enflasyonu körüklemeye devam ediyor. Jeopolitik gerilimlerin yanı sıra, merkez bankalarının sıkı para politikalarına ilişkin sinyalleri de piyasalardaki oynaklığı artırıyor. Bu karmaşık tablo, Borsa İstanbul (BIST 100) başta olmak üzere tüm finansal varlıkların seyrini etkiliyor.
Küresel Enflasyon ve Jeopolitik Fırtına
Dünya genelinde enflasyon, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerle daha da karmaşık bir hal aldı. Özellikle Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar, tedarik zincirlerinde aksaklıklara ve emtia fiyatlarında yükselişlere neden olarak enflasyonist baskıları güçlendiriyor. Bu durum, merkez bankalarının enflasyonla mücadele stratejilerini daha da zorlaştırıyor.
Merkez Bankalarının Zorlu Dengesi
- Avrupa Merkez Bankası (ECB): ECB’nin faiz oranlarını sabit tutma eğiliminde olduğu gözlemleniyor. Başkan Christine Lagarde’ın gelecekteki faiz indirimlerine ilişkin olası ipuçları, piyasalar tarafından dikkatle izleniyor. Euro Bölgesi’nin ekonomik büyüme beklentileri ve enflasyon görünümü, Lagarde’ın açıklamalarının tonunu belirleyecek.
- ABD Merkez Bankası (Fed): Fed Başkanı Jerome Powell’ın “gerekirse faizleri artırmaya hazırız” ve “enflasyonun hedefe ulaştığından emin olana kadar yüksek faiz oranlarını sürdüreceğiz” şeklindeki açıklamaları, Fed’in şahin duruşunu koruduğunu gösteriyor. ABD’den gelecek olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon verileri, Fed’in gelecek adımları için kritik bir gösterge olacak.
Emtia Piyasalarında Dalgalanma
Jeopolitik gerilimler, emtia piyasalarında büyük bir oynaklığa yol açıyor. Özellikle enerji ve kıymetli madenler bu dalgalanmalardan en çok etkilenen kalemler arasında yer alıyor:
- Petrol Fiyatları: Ortadoğu’daki çatışmaların petrol arzına yönelik endişeleri artırması ve küresel ekonomideki toparlanma beklentileriyle artan talep, petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Ancak küresel büyüme görünümündeki belirsizlikler, fiyatlardaki dalgalanmanın ana nedenlerinden biri.
- Altın Fiyatları: Güvenli liman arayışı, merkez bankalarının altın alımlarını artırması ve ABD tahvil faizlerindeki dalgalanmalar, altın fiyatlarını destekliyor. Jeopolitik riskler arttıkça, altına olan talep de güçleniyor.
Döviz Kurlarında Yön Arayışı
Merkez bankalarının farklılaşan para politikası yaklaşımları ve jeopolitik gelişmeler, döviz kurları üzerinde belirleyici oluyor:
- Dolar Endeksi (DXY): Fed’in faiz politikalarına ilişkin beklentiler ve küresel risk algısı, dolar endeksinin seyrini etkiliyor. Güçlü bir dolar, gelişmekte olan piyasalar üzerinde baskı yaratabilir.
- EUR/USD Paritesi: Fed ve ECB arasındaki para politikası ayrışması, EUR/USD paritesindeki yönü belirliyor. Her iki merkez bankasının gelecekteki adımlarına ilişkin ipuçları, paritede önemli hareketlenmelere yol açabilir.
- USD/TL Kuru: İç dinamikler ve küresel gelişmelerin birleşimi, USD/TL kurunun seyrini etkiliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası duruşu ve enflasyonla mücadele adımları, kurun istikrarı açısından kritik önem taşıyor.
BİST 100 Endeksinde Belirsizlik
Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi, hem küresel belirsizliklerden hem de yurt içi gelişmelerden etkileniyor. Yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve sıkı para politikaları, endekste zaman zaman dalgalanmalara neden olabiliyor. Küresel risk iştahındaki değişimler, Türkiye’ye yönelik yatırımcı algısını ve dolayısıyla BIST 100’ün performansını doğrudan etkiliyor. Yerli ve yabancı yatırımcıların risk primine ilişkin beklentileri, endeksin gelecekteki yönünü belirlemede önemli bir rol oynayacak.
Özetle, piyasalar, küresel jeopolitik gerilimlerin ve enflasyonist baskıların karmaşık etkileşimi altında şekilleniyor. Merkez bankalarının kararları ve açıklanacak makroekonomik veriler, önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek ana faktörler olmaya devam edecek.