Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 6 Şubat depremlerinin derinden etkilediği Kahramanmaraş’ın, devletin ve milletin ortak çabalarıyla yeniden bir üretim üssü haline getirildiğini müjdeledi. Bakan Kacır, kentte yaklaşık 1,3 milyar TL değerinde 11 yeni yatırım projesinin hayata geçirilmesiyle birlikte 2 binden fazla kişiye ek istihdam sağlanacağını açıkladı.
Kahramanmaraş’ta sanayiciler ve iş insanlarıyla bir araya gelen Bakan Kacır, şehrin deprem sonrası gösterdiği toparlanma sürecini ve ekonomiye yeniden kazandırılmasına yönelik atılan adımları detaylandırdı. Kentin Türkiye ekonomisi içindeki kilit rolünün altını çizen Kacır, özellikle tekstil, metal ve kuyumculuk sektörlerindeki köklü üretim kültürü ve ihracat potansiyelinin depreme rağmen dimdik ayakta kalma azmini gösterdiğini vurguladı. Bu sektörlerin sadece bölgesel değil, ulusal çapta da büyük bir değer taşıdığına dikkat çekti.
Deprem Sonrası Hızlı Toparlanma Stratejisi Nasıl İşledi?
Bakan Kacır, 6 Şubat’ta yaşanan ve “asrın felaketi” olarak nitelenen depremlerin ardından bölgenin ayağa kaldırılması için kapsamlı bir strateji izlendiğini ifade etti. Bu stratejinin temelinde, sanayi ve üretim kapasitesinin hızla restore edilmesi, iş yerlerinin yeniden açılması ve istihdamın sürdürülebilirliğinin sağlanması yattığını belirtti.
KOSGEB’den KOBİ’lere Büyük Destek
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, afetin ilk anlarından itibaren bölgedeki KOBİ’lere can suyu olmak için çeşitli destek mekanizmalarını devreye soktu:
- Depremden etkilenen 11 ildeki KOBİ’lere yönelik “Deprem Bölgesi KOBİ Acil Destek Programı” hayata geçirildi.
- Toplamda 15 bin KOBİ’ye acil ihtiyaçlarını karşılamaları için faizsiz ve teminatsız krediler sağlandı.
- KOSGEB aracılığıyla deprem bölgesindeki KOBİ’lere yaklaşık 450 milyon TL’lik bir destek ödemesi gerçekleştirilerek işletmelerin ayakta kalması sağlandı.
Kahramanmaraş’a Yeni Yatırımlar ve İstihdam Fırsatları Neler?
Kahramanmaraş’ta sanayi ve teknoloji alanında atılan adımlar, sadece mevcut kapasitenin korunmasıyla sınırlı kalmadı, aynı zamanda yeni büyüme alanları yaratmayı hedefledi. Bakan Kacır’ın açıklamalarına göre:
- Orta-yüksek teknoloji yatırım teşvikleri kapsamında Kahramanmaraş’a özel avantajlar sunuldu ve cazip yatırım ortamları oluşturuldu.
- Bu teşviklerle birlikte kentte toplamda 11 yeni yatırım projesi başlatıldı.
- Bu projelerin toplam yatırım tutarı yaklaşık 1,3 milyar TL’ye ulaşarak bölge ekonomisine önemli bir canlılık getirecek.
- Yeni yatırımlar sayesinde 2 binden fazla kişiye doğrudan istihdam imkanı sağlanacak, bu da bölgedeki işsizlik oranlarının düşürülmesine katkıda bulunacak.
Kuzey Maraş Endüstri Parkı Projesi Ne Zaman Hayata Geçecek?
Kentin gelecekteki sanayi ve üretim merkezi olmayı hedefleyen önemli projelerden biri de Kuzey Maraş Endüstri Parkı. Bakan Kacır, bu parkın inşasıyla birlikte Kahramanmaraş’ın üretim kapasitesinin daha da artacağını ve yeni yatırımcılar için cazibe merkezi haline geleceğini belirtti. Modern altyapısı, lojistik avantajları ve geniş arazileriyle bu endüstri parkı, bölgedeki sanayileşmeyi bir üst seviyeye taşıyacak ve çeşitli sektörlerden yeni yatırımları çekecek stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
Gelecek Vizyonu: Türkiye Yüzyılı’nın Lokomotifi Neden Deprem Bölgesi Olacak?
Bakan Kacır, deprem bölgesinin sadece eski haline dönmekle kalmayıp, Türkiye Yüzyılı’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasının lokomotifi olacağını bir kez daha vurguladı. “Bir yıl içerisinde 100 sanayi sitesi ve 100 bin iş yerini ayağa kaldırma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor,” diyen Kacır, bölgenin sahip olduğu insan kaynağı, üretim tecrübesi ve doğal kaynaklarıyla gelecekte çok daha güçlü bir konuma erişeceğine olan inancını dile getirdi. Bu vizyon, depremzedelerin hem konut hem de geçim kaynakları açısından yeniden sağlam temeller üzerinde hayatlarını kurmalarını ve bölgenin ülkenin genel kalkınma hedeflerine aktif bir şekilde katkıda bulunmasını amaçlıyor.
Bakanlığın bölgedeki yoğun destekleri, yerel yönetimlerin iş birliği ve Kahramanmaraşlı iş insanlarının sarsılmaz azmiyle kent, karşılaştığı büyük yıkıma rağmen hızla toparlanarak Türkiye’nin üretim, istihdam ve ihracat gücüne katkı sunmaya devam edeceği öngörülüyor. Bu süreç, Türkiye’nin zorluklar karşısında gösterdiği direncin ve yeniden inşa azminin en somut örneklerinden biri olarak tarihe geçiyor.