Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Başkanı A. Akgün Altuğ’dan Türk otomotiv sektörüne yönelik kritik bir uyarı geldi. Altuğ, sektörün küresel dönüşüm karşısında “tek tip üretime bağımlılık” riski taşıdığını belirterek, özellikle içten yanmalı motorlu araç üretimindeki yoğunlaşmanın gelecekte ciddi zorluklara yol açabileceğini vurguladı. Küresel çapta elektrikli araçlara (EV) ve yeni mobilite çözümlerine doğru yaşanan hızlı değişimin, Türkiye gibi önemli bir otomotiv üretim üssü için acil bir stratejik değişimi zorunlu kıldığına dikkat çekti.
Sakarya, Türkiye otomotiv sanayisinin kilit şehirlerinden biri. Şehrin toplam ihracatının %22’sini otomotiv sektörü oluştururken, ülke genelindeki motorlu taşıt üretiminin %35’i (otomobil, otobüs, kamyon, traktör, iş makineleri dahil) dört büyük fabrikanın (Toyota, Otokar, TürkTraktör, Temsa) bulunduğu bu şehirde gerçekleştiriliyor. Bu durum, Sakarya’nın ve dolayısıyla Türkiye’nin otomotivdeki küresel dönüşüme adaptasyonunun ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor.
Otomotiv Sektöründe Dönüşüm ve Risk Faktörleri
Küresel Trendler Neyi İşaret Ediyor?
Otomotiv endüstrisi, karbon emisyon hedefleri, teknolojik gelişmeler ve değişen tüketici tercihleriyle tarihindeki en büyük dönüşümünü yaşıyor. Geleneksel içten yanmalı motorlu araçlardan elektrikli, otonom ve bağlantılı araçlara geçiş hızlanırken, bu trendi yakalayamayan şirketler ve ülkeler için pazar payı kaybı ve rekabet dışı kalma riski belirginleşiyor. Başkan Altuğ, sektörün bu evrimi yakalamaması durumunda, tıpkı geleneksel telefonlardan akıllı telefonlara geçiş sürecinde olduğu gibi, varlığını sürdürmekte zorlanabileceğini, hatta tarih sahnesinden silinebileceğini metaforik bir dille ifade etti.
Türkiye ve Sakarya İçin Mevcut Durum Nedir?
Türkiye’nin otomotiv sektörü, ulusal ihracatın yaklaşık %13’ünü karşılayan stratejik bir alandır. Ancak mevcut üretim yapısı, büyük ölçüde içten yanmalı motorlu binek araçlar ve ticari araçlar üzerine kurulu. Sakarya’nın bu alandaki yoğun üretimi, bir yandan gücünü gösterirken, diğer yandan küresel trendlerin hızla değiştiği bir dönemde “tek tip üretime bağımlılık” riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum, gelecekteki pazar taleplerine uyum sağlamakta zorlanma potansiyeli yaratıyor.
Stratejik Çeşitlendirme ve Yüksek Katma Değerli Üretime Geçiş Nasıl Sağlanır?
Nasıl Bir Yol Haritası İzlenmeli?
- Üretimde Çeşitlendirme: Yalnızca binek araçlara odaklanmak yerine, ticari araçlar, elektrikli araçlar, batarya üretimi, şarj istasyonları ve ileri teknolojiye sahip komponent üretimine yönelmek büyük önem taşıyor. Bu, sektörün riskini dağıtacak ve farklı pazar segmentlerine hitap etmesini sağlayacaktır.
- Ar-Ge ve İnovasyon Yatırımları: Rekabet gücünü artırmak için sürekli Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapmak, katma değeri yüksek ürünler ve çözümler geliştirmek şart. Bu, dijitalleşme, elektrifikasyon ve otonom teknolojilere entegrasyonu hızlandıracaktır.
- Stratejik Planlama: Gelecek 50 yılı şekillendirecek kapsamlı bir stratejik yol haritası belirlemek, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlamak için kritik. Bu harita, yeni teknolojilere uyumu ve küresel rekabetçiliği artıracak adımları içermelidir.
- Üniversite-Sanayi İşbirliği ve Nitelikli İş Gücü: Sakarya Üniversitesi ve diğer eğitim kurumlarıyla işbirliğini güçlendirerek, değişen teknolojik gereksinimlere uygun nitelikli iş gücü yetiştirmek büyük önem taşıyor. Bu, yenilikçi projelerin hayata geçirilmesini kolaylaştıracaktır.
- Lojistik ve Altyapı Gelişimi: Karapürçek Endüstri Bölgesi ve lojistik merkezleri gibi altyapı projelerini desteklemek, şehrin ve ülkenin stratejik konumunu güçlendirerek yeni yatırımları çekebilir.
Bu Dönüşüm Ne Zaman Gerçekleşmeli?
Başkan Altuğ’un mesajı oldukça net: Bu dönüşümün “bugünden tezi yok” gerçekleşmesi gerekiyor. Küresel piyasalardaki hızlı değişim, proaktif ve hızlı adımlar atılmasını zorunlu kılıyor. Türkiye ve Sakarya’nın, otomotiv sektöründeki güçlü konumunu sürdürebilmesi için bu çağrıya kulak vermesi ve gelecek odaklı stratejileri hızla hayata geçirmesi kritik önem taşıyor.
Otomotivde Tek Sektöre Bağımlılık Riski Taşıyor muyuz?
Evet, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Başkanı A. Akgün Altuğ’a göre, Türkiye’nin otomotiv sektörü, özellikle içten yanmalı motorlu araçlara odaklanarak küresel elektrikli araç ve yeni mobilite dönüşümü karşısında tek tip üretime bağımlılık riski taşımaktadır.