Antalyalı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Akın Özbek, ekonomik istikrarın sadece makroekonomik göstergeler veya rakamsal verilerle sağlanamayacağının altını çizdi. Özbek, sürdürülebilir büyüme için öngörülebilir ekonomi politikaları, güçlü bir hukuk sistemi, sağlıklı işleyen piyasalar ve yatırımcı güveninin vazgeçilmez unsurlar olduğunu vurguladı.
Başkan Özbek’in açıklamaları, Türkiye ekonomisinde son dönemde tartışılan istikrar arayışlarına farklı bir boyut kazandırdı. Özbek’e göre, ekonomik sağlamlığın temeli, sayısal verilerin ötesinde, iş dünyasının ve yatırımcıların geleceğe dair duyduğu güvene dayanıyor.
Ekonomik İstikrarın Dört Temel Taşı Nedir?
ANSİAD Başkanı Akın Özbek, sürdürülebilir ve sağlıklı bir ekonomik büyümenin ancak belirli temel ilkeler üzerine inşa edilebileceğini belirtti. Bu ilkeleri şu dört ana başlık altında topladı:
- Öngörülebilir Ekonomi Politikaları: İş dünyası ve yatırımcılar için geleceğe yönelik planlama yapmanın anahtarı, hükümetin ekonomi politikalarında istikrarlı ve şeffaf bir duruş sergilemesidir. Sık değişen veya belirsiz politikalar, yatırım kararlarını olumsuz etkileyerek büyümeyi sekteye uğratır.
- Güçlü Bir Hukuk Sistemi: Yatırımcı güveninin temelini oluşturan en önemli unsurlardan biri, hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının tam olarak sağlanmasıdır. Mülkiyet haklarının korunması, sözleşmelerin uygulanabilirliği ve adil yargılanma güvencesi, yerli ve yabancı yatırımcıların uzun vadeli planlar yapabilmesi için zorunludur.
- Sağlıklı İşleyen Piyasalar: Rekabetçi, şeffaf ve manipülasyonlardan arındırılmış piyasalar, kaynakların verimli dağılımını sağlar. Fiyatların serbestçe oluştuğu, arz ve talebin dengelendiği bir ortam, ekonomik aktörlerin doğru kararlar almasına yardımcı olur.
- Yatırımcı Güveni: Yukarıdaki üç unsurun bir araya gelmesiyle oluşan yatırımcı güveni, sermayenin ülkeye akışını ve mevcut sermayenin ekonomide kalmasını sağlar. Güven ortamında, risk primleri düşer, finansman maliyetleri azalır ve yeni yatırımların önü açılır.
Neden Bu Unsurlar Sürdürülebilir Büyüme İçin Hayati?
Özbek, ekonomik verilerin tek başına yanıltıcı olabileceğini ifade etti. Kısa vadeli rakamsal iyileşmelerin, temel yapısal sorunlar çözülmeden kalıcı refaha dönüşemeyeceğini vurguladı. Özellikle iş dünyası açısından, geleceğe dair belirsizliklerin yüksek olduğu bir ortamda, ne kadar cazip teşvikler sunulursa sunulsun, yatırım kararlarının ertelendiğini veya tamamen askıya alındığını belirtti.
Küresel rekabetin arttığı günümüzde, sermayenin en güvenli ve öngörülebilir limanlara yönelme eğiliminde olduğunu söyleyen Özbek, Türkiye’nin bu yarışta geri kalmaması için bahsettiği yapısal adımların ivedilikle atılması gerektiğini savundu. Hukukun üstünlüğünün ve piyasa kurallarının eksiksiz işlemesinin, uluslararası yatırımcıların gözünde ülkenin itibarını artıracağını ve daha fazla doğrudan yabancı yatırım çekilmesini sağlayacağını ifade etti.
Ne Yapılmalı?
Akın Özbek, ekonomide kalıcı istikrarın ve sürdürülebilir büyümenin yolu için kapsamlı bir yol haritasının benimsenmesi gerektiğini belirtti. Bu yol haritasının, sadece maliye ve para politikalarını değil, aynı zamanda hukuki reformları, piyasa denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini ve yatırımcılarla sürekli, şeffaf bir diyalog kurulmasını içermesi gerektiğini vurguladı. Özbek, “Rakamları istediğiniz kadar güzelleştirmeye çalışın, eğer temel dinamiklerinizde bir bozukluk varsa, bu sadece geçici bir makyajdan ibaret kalır. Kalıcı güzellik, içeriden gelen sağlıklılıkla mümkündür” dedi.
ANSİAD Başkanı’nın bu değerlendirmeleri, Türkiye’nin ekonomik gündeminde uzun süredir yer alan yapısal reformlar ve güven ortamının tesis edilmesi konularına dikkat çekmesi açısından önem taşıyor.