Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, son dönemde gündeme gelen kredi kartı limitlerine yönelik kısıtlama tartışmaları hakkında önemli uyarılarda bulundu. Baran, kart limitlerinde yapılacak genel daraltmaların vatandaşların ödeme güçlüğünü artıracağını ve halihazırda zorlu bir süreçten geçen iç piyasada ciddi bir daralmaya yol açacağını belirtti.
Ekonomik yönetimden gelen sinyallerle birlikte kredi kartı limitleri ve nakit avans kullanımlarına ilişkin yeni tedbirlerin masaya yatırıldığı bir dönemde konuşan Baran, alınacak kararların “rasyonel ve hedefli” olması gerektiğinin altını çizdi. Aksi takdirde, genel kısıtlamaların öngörülemeyen olumsuz sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.
Kredi Kartları Neden Önemli? Hanehalkı ve İç Pazar Üzerindeki Etkileri
Gürsel Baran, kredi kartlarının özellikle düşük ve orta gelirli vatandaşlar için temel bir finansman aracı olduğunu ve alım gücünü destekleyici hayati bir rol üstlendiğini ifade etti. Baran’ın açıklamalarına göre:
- Kredi kartları, vatandaşların günlük harcamalarını yönetme ve beklenmedik ihtiyaçlarını karşılama konusunda bir “can simidi” görevi görüyor.
- Limitlerin daraltılması, milyonlarca hanenin finansal dengesini bozarak ödeme güçlüğü sarmalına itebilir.
- Perakende sektöründe, bazı segmentlerde işlemlerin yüzde 80’inden fazlasının kredi kartlarıyla yapıldığı göz önüne alındığında, bu tür bir kısıtlamanın iç pazardaki daralmayı hızlandıracağı öngörülüyor.
- Ekonominin zaten yavaşlama eğiliminde olduğu bir dönemde, bu tür tedbirlerin büyümeyi daha da frenleyerek işsizlik gibi sorunları tetikleyebileceği belirtildi.
Kayıtdışı Borçlanma Riskine Karşı Uyarı
ATO Başkanı Baran, kredi kartı limitlerindeki kısıtlamaların bir diğer ciddi sonucunun da vatandaşları kayıtdışı borçlanma kanallarına itebileceği riskine dikkat çekti. Resmi bankacılık sisteminden uzaklaşan borçlanma pratiklerinin hem bireyler için daha riskli hem de ekonomi için şeffaflıktan uzak ve kontrol edilemez bir durum yaratacağını dile getirdi.
Türkiye’deki ortalama kredi kartı limitinin yaklaşık 19.000 TL civarında olduğunu hatırlatan Baran, bu rakamın dünya ortalamalarının ve hatta asgari ücretin altında kaldığını vurguladı. Bu durumun, Türk halkının büyük bir kesiminin kredi kartlarını spekülatif veya lüks harcamalar için değil, zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullandığının bir göstergesi olduğu belirtildi.
ATO’dan Rasyonel Tedbirler Çağrısı: Kimler Hedeflenmeli?
Gürsel Baran, kredi kartı kullanımına yönelik düzenlemelerin kaçınılmaz olduğu durumlarda, genel ve toptancı kısıtlamalar yerine “hedef odaklı ve rasyonel” yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini savundu. Baran’ın önerileri şu şekilde sıralandı:
- Kısıtlamalar, tüm kart sahiplerini kapsamak yerine, gelir durumu yüksek olan ve kartları yatırım aracı olarak (altın, döviz alımı gibi) kullanan belirli gruplara yönlendirilmelidir.
- Lüks tüketim veya spekülatif işlemler gibi belirli ürün grupları için sınırlamalar getirilebilir.
- Genel tüketimi ve hanehalkının günlük ihtiyaçlarını doğrudan etkileyecek adımlardan kaçınılmalıdır.
Baran, ekonomik istikrar ve vatandaşın alım gücünü koruma dengesinin iyi gözetilmesi gerektiğini, aksi takdirde alınacak tedbirlerin beklenen faydadan çok zarara yol açabileceğini ifade ederek yetkilileri dikkatli olmaya çağırdı.