Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinde son dönemde yaşanan enflasyon artışının mevsimsel etkilerden kaynaklandığını belirterek, Haziran ayından itibaren güçlü bir dezenflasyon sürecinin başlayacağını vurguladı. Yılmaz, Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerine ulaşma konusunda hükümetin kararlılığını yineleyerek, yıl sonunda enflasyonun %40’ın altına ineceğini, 2025’te %14’e ve 2026’da ise tek haneli seviyelere düşeceğini öngördü.
Ekonomi yönetiminin temel önceliğinin enflasyonu kalıcı olarak tek haneli seviyelere indirmek olduğunu ifade eden Yılmaz, küresel çapta yaşanan enflasyon sorununa dikkat çekti. Türkiye’nin bu zorlu dönemde belirlediği OVP ile sadece kısa vadeli çözümler üretmekle kalmayıp, ekonomide yapısal bir dönüşüm sağlamayı hedeflediğini belirtti.
Enflasyonda Son Durum ve Beklentiler
Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarına göre, Nisan ve Mayıs aylarında görülen enflasyon yükselişi, özellikle gıda ve hizmet sektörlerindeki mevsimsel faktörlerin etkisiyle oluştu. Ancak bu durumun geçici olduğunu ve Haziran ayından itibaren baz etkisiyle birlikte enflasyonda belirgin bir düşüş eğilimi gözleneceğini kaydetti.
- Yıl Sonu Enflasyon Hedefi: Yüzde 40’ın altı
- 2025 Enflasyon Hedefi: Yüzde 14
- 2026 Enflasyon Hedefi: Tek haneli seviyeler
Bu hedefler, hükümetin uyguladığı sıkı para politikaları ve mali disiplin adımlarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Yılmaz, enflasyonla mücadelenin sabır ve kararlılık gerektiren bir süreç olduğunu ve atılan adımların meyvelerini vermeye başladığını ifade etti.
Orta Vadeli Program’ın Temel Hedefleri
Orta Vadeli Program (OVP), Türkiye’nin sadece enflasyonla mücadelesini değil, aynı zamanda ekonomik büyüme modelini de şekillendiren kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Programın temel hedefleri şu şekilde özetlenebilir:
- Dengeli Büyüme: İstikrarlı ve kapsayıcı bir büyüme modelinin benimsenmesi.
- Cari Açığın Azaltılması: İhracat odaklı ve katma değerli üretimle dış ticaret dengesinin iyileştirilmesi.
- Tasarrufların Artırılması: Ulusal tasarruf oranlarının yükseltilerek iç finansman kaynaklarının güçlendirilmesi.
- Yapısal Dönüşüm: Üretim, ihracat ve yüksek katma değerli sektörlere odaklanarak ekonominin rekabet gücünün artırılması.
Yılmaz, OVP’nin Türkiye’yi sadece makroekonomik istikrara kavuşturmakla kalmayıp, aynı zamanda daha dirençli ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıya ulaştıracağını belirtti.
Bütçe Disiplini ve Hükümet Kararlılığı
Enflasyonla mücadele ve OVP hedeflerine ulaşmada bütçe disiplininin kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, hükümetin maliye politikalarında sıkı duruşunu sürdüreceğini ifade etti. Kamuda tasarruf tedbirleri ve verimlilik artışı gibi uygulamaların devam edeceğini belirten Yılmaz, bütçe açığının kontrol altında tutulmasının enflasyon üzerindeki baskıyı azaltacağını söyledi.
Yılmaz, “Programımıza tam olarak sahibiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde programın uygulanması noktasında herhangi bir tereddüt ya da geri adım söz konusu değildir,” diyerek ekonomi yönetiminin kararlılığının altını çizdi. Bu kararlı duruş, iç ve dış yatırımcılar nezdinde güvenin artırılması açısından büyük önem taşıyor.
