Türk Dışişleri Bakanlığı, Libya’da süregelen çatışmalara ilişkin derin endişelerini dile getirerek, taraflara saldırılara bir an önce son verme çağrısında bulundu. Bakanlık, özellikle sivil kayıpların ve insani yardım faaliyetlerinin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Yapılan açıklamada, Libya’nın güneyindeki Murzuk kentinde, Libya Kızılayı’na ait bir insani yardım konvoyuna düzenlenen saldırıya dikkat çekildi. Bakanlık, bu tür eylemlerin uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu ve şiddetle kınandığını belirtti.
Türkiye’den Net Mesaj: Siviller ve Yardım Dokunulmazdır
Dışişleri Bakanlığı, Libya’daki tüm tarafları uluslararası insancıl hukuka uymaya ve sivillerin güvenliğini mutlak surette sağlamaya davet etti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
- Sivil Kayıplara Dur: Çatışmaların sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisine derhal son verilmelidir.
- İnsani Yardıma Koruma: İnsani yardım görevlileri ve konvoyları, çatışmaların hedefi olamaz ve dokunulmazlıkları güvence altına alınmalıdır.
- Murzuk Saldırısı Kınandı: Libya Kızılayı konvoyuna yönelik saldırı şiddetle kınanmakta, insani yardım faaliyetlerini engelleme girişimleri kabul edilemez bulunmaktadır.
Bakanlık, insani yardımların engelsiz bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının yaşamsal önem taşıdığını vurgularken, uluslararası toplumun bu konuda daha aktif rol oynaması gerektiğine işaret etti.
Libya’nın Geleceği İçin Barışçıl Çözüm Vurgusu
Türkiye’nin Libya’nın egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine olan güçlü desteği Dışişleri Bakanlığı açıklamasında bir kez daha yinelendi. Açıklamada, ülkenin içinde bulunduğu siyasi krizden ancak kapsayıcı ve kalıcı bir siyasi çözümle çıkılabileceği belirtildi.
Dışişleri, Birleşmiş Milletler (BM) kolaylaştırıcılığındaki siyasi sürecin ve diyalog çabalarının önemine dikkat çekerek, tüm tarafları bu yönde yapıcı adımlar atmaya teşvik etti. Türkiye, Libya’da kalıcı barış ve istikrarın tesisi için uluslararası çabalara destek vermeye devam edeceğini bildirdi. Bu çağrı, bölgedeki istikrarsızlığın derinleştiği bir dönemde Türkiye’nin aktif diplomasi çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.