Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta düzenlenen Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) toplantısında yaptığı konuşmada, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerin Türkiye ekonomisi üzerindeki doğrudan ve dolaylı maliyetlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, depremlerin Türkiye’ye getirdiği doğrudan maliyetin 100 milyar doları aştığını, dolaylı maliyetlerin ise 150 milyar dolara ulaştığını belirtti.
Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu temasları kapsamında ABD’de bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumu ve geleceğe yönelik hedeflerini de Amerikan iş dünyası temsilcileriyle paylaştı. Konuşmasında, deprem bölgesindeki yeniden yapılanma süreci ve Türkiye’nin Orta Vadeli Programı (OVP) öncelikleri öne çıktı.
Depremin Türkiye Ekonomisine Etkisi Ne Kadar Oldu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre, 6 Şubat depremlerinin ekonomik faturası oldukça ağır. Depremin yol açtığı yıkımın doğrudan maliyeti 100 milyar doların üzerinde olarak hesaplanırken, felaketin dolaylı etkilerinin maliyetinin ise 150 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Bu rakamlar, Türkiye ekonomisi üzerinde beklenenden daha büyük bir yük oluşturduğunu gözler önüne seriyor.
Yeniden İnşa Sürecinde Neler Yapılıyor?
Depremlerin ardından 11 ilde devam eden hasar tespit çalışmalarının yanı sıra, bölgenin yeniden imar ve ihya süreci de hızla ilerliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, felaketten etkilenen vatandaşlar için bir yıl içinde 319 bin konutun inşa edilerek hak sahiplerine teslim edilmesini hedeflediklerini vurguladı. Bu hedef, devletin depremzedelerin yaralarını sarma konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Türkiye’nin Ekonomik Rotası: Orta Vadeli Program
Erdoğan, depremin getirdiği bu ağır yükün üstesinden gelmek ve Türkiye ekonomisini daha sağlam temellere oturtmak için uygulamaya koydukları Orta Vadeli Program’a (OVP) değindi. OVP’nin temel hedefleri şu şekilde sıralandı:
- Mali Disiplinin Sağlanması: Kamu harcamalarında sıkı bir denetim ve bütçe dengesinin korunması.
- Enflasyonla Mücadele: Yüksek enflasyonun düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanması.
- Yatırım Ortamının İyileştirilmesi: Yerli ve yabancı yatırımların teşvik edilmesi.
- İstihdamın Artırılması: İşsizlik oranlarının düşürülmesi ve yeni iş imkanlarının yaratılması.
- İhracatın Güçlendirilmesi: Dış ticaret fazlası vererek ekonomik büyümeye katkı sağlanması.
Erdoğan, bu programla ülkenin üretim ve ihracat potansiyelini artırarak Türkiye ekonomisini küresel şoklara karşı daha dirençli hale getirmeyi amaçladıklarını belirtti.
ABD Yatırımcılara Çağrı ve İşbirliği Alanları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ABD ile ekonomik ilişkilerini daha da derinleştirmek istediklerini ifade ederek, Amerikan iş dünyası temsilcilerini Türkiye’ye yatırım yapmaya davet etti. Özellikle şu alanlarda işbirliği potansiyelinin altını çizdi:
- Savunma Sanayii: Ortak üretim ve teknoloji transferi.
- Enerji Sektörü: Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projeleri.
- Dijital Dönüşüm: Yapay zeka, siber güvenlik gibi ileri teknoloji alanları.
Erdoğan, Türkiye’nin coğrafi konumu itibarıyla güvenilir bir enerji koridoru ve gelişmiş altyapısıyla küresel bir üretim üssü olma potansiyeline sahip olduğunu da vurguladı. Bu çağrı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi hedefini taşıyor.
