Türk un sektörünün uzun yıllardır en büyük pazarı konumunda olan Irak’a yönelik ihracatında, yılın ilk iki ayında ciddi bir daralma yaşandı. Açıklanan verilere göre, Irak’a yapılan un ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25,5 oranında düşüşle 360 bin tona geriledi. Bu keskin düşüş, sektör temsilcilerini endişelendirirken, özellikle Kazakistan’dan gelen yoğun rekabet ve Irak’ın kendi kendine yeterlilik politikaları bu gerilemenin temel nedenleri arasında gösteriliyor.
Irak, Türkiye’nin yıllık 3 milyon tonu aşan un ihracatının önemli bir kısmını tek başına karşılıyordu. Bu pazar kaybı, Türkiye’deki un sanayicileri için büyük bir gelir kaybı anlamına gelirken, sektördeki fazla kapasite ve stok sorunlarını da derinleştiriyor.
Neden Gerileme Yaşandı?
Irak pazarındaki daralmanın ardında yatan başlıca faktörler şunlardır:
- Kazakistan’ın Artan Rekabeti: Kazakistan, devlet sübvansiyonları sayesinde daha düşük maliyetli un ihraç edebilmekte ve Irak pazarında Türk ürünlerine karşı önemli bir fiyat avantajı sağlamaktadır. Bu durum, Türk ununun rekabet gücünü zayıflatmaktadır.
- Irak’ın Kendi Üretim Hedefleri: Irak hükümeti, tarım politikaları çerçevesinde buğday üretimini artırma ve un ihtiyacını yerli kaynaklardan karşılama yönünde adımlar atmaktadır. Bu, uzun vadede ithalat bağımlılığını azaltmayı hedeflemektedir.
- Lojistik Avantajlar: Kazakistan’ın İran üzerinden Irak’a demiryolu ile kolay ulaşım imkanı, nakliye maliyetlerini düşürerek rekabet gücünü artırmaktadır.
- Türk Değirmencilerinin Stok Sorunu: Türkiye’deki un fabrikaları, düşen talep ve artan rekabet nedeniyle elde tuttukları stokları eritmekte zorlanmakta, bu da fiyat düşürme baskısı yaratmaktadır.
Sektör İçin Ne Anlama Geliyor?
Irak pazarındaki bu daralma, Türk un sektörü için çeşitli zorlukları beraberinde getiriyor. Fazla üretim kapasitesi ve düşen talep, değirmencileri zorlu bir süreçle karşı karşıya bırakıyor. Bazı değirmenciler, bu durumun devam etmesi halinde üretimlerini durdurma veya tesislerini kapatma riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini belirtiyorlar.
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) yetkilileri, durumun ciddiyetine dikkat çekerek, Irak pazarının kaybedilmemesi için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Irak, hem hacim hem de stratejik konum açısından Türk un sektörü için vazgeçilmez bir pazar olarak görülüyor.
Gelecek ve Çözüm Arayışları
Türk un sektörünün bu zorlu süreçten çıkabilmesi için çeşitli çözüm yolları gündeme gelmektedir:
- Devlet Destekleri: Kazakistan örneğinde olduğu gibi, Türk un sanayicilerine yönelik devlet destekleri ve teşviklerin artırılması, rekabet gücünün yeniden kazanılması için elzemdir.
- Pazar Çeşitlendirme: Sadece Irak’a bağımlı kalmak yerine, Afrika, Uzakdoğu ve diğer bölgelerde yeni pazar arayışlarına hız verilmesi gerekmektedir.
- Yüksek Katma Değerli Ürünler: Standart un ihracatının yanı sıra, özel un çeşitleri ve un bazlı mamuller gibi yüksek katma değerli ürünlerin üretimine ve ihracatına odaklanmak, sektörün gelirlerini artırabilir.
- Yapısal Dönüşüm: Sektördeki fazla kapasite sorununun çözümü ve üretim süreçlerinde verimliliğin artırılmasına yönelik yapısal dönüşümlerin desteklenmesi gerekmektedir.
Irak’a yönelik un ihracatındaki bu gerileme, Türk gıda sektöründeki dış ticaret dinamiklerinin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Sektör temsilcileri, ilgili kamu kurumlarıyla işbirliği yaparak, Irak pazarındaki kayıpların önüne geçilmesi ve Türk ununun küresel rekabet gücünün artırılması yönünde acil adımlar beklemektedir.