Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hakan Özbek, ekonomik istikrarın yalnızca sayısal verilerle sağlanamayacağına dikkat çekti. Özbek, sürdürülebilir büyüme için öngörülebilir ekonomi politikalarının, güçlü bir hukuk sisteminin, sağlıklı işleyen piyasaların ve yatırımcı güveninin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Başkan Özbek’in açıklamaları, ekonomik göstergelerin ötesinde, yapısal ve kurumsal temellerin sağlamlaştırılmasının gerekliliğini ortaya koydu. Özbek, bir ekonominin gerçek anlamda istikrarlı kabul edilebilmesi için sadece kısa vadeli rakamlara odaklanmak yerine, uzun vadeli ve kapsayıcı bir vizyonla hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
Ekonomik İstikrar Neden Sadece Rakamların Ötesindedir?
Mehmet Hakan Özbek’e göre, ekonomi yönetiminde yalnızca enflasyon oranları, büyüme rakamları veya döviz kurları gibi sayısal verilere odaklanmak, buzdağının sadece görünen kısmını ele almak anlamına geliyor. Bu yaklaşım, temel yapısal sorunları göz ardı ederek yüzeysel çözümler üretilmesine yol açabilir. Özbek, gerçek ve kalıcı bir istikrarın ancak kurumsal güvenin tesisiyle mümkün olacağının altını çizdi. Rakamların anlık değişimleri yanıltıcı olabilirken, güven ortamı ekonominin geleceğine dair sağlam bir zemin oluşturur.
Sürdürülebilir Büyümenin Temel Taşları Nelerdir?
ANSİAD Başkanı Özbek, sürdürülebilir ve sağlıklı bir ekonomik büyüme patikası için dört temel unsurun olmazsa olmaz olduğunu ifade etti:
Öngörülebilir Ekonomi Politikaları Ne Anlama Geliyor?
- Ekonomi yönetiminin ani ve sürpriz kararlar yerine, belirli bir çerçevede ve uzun vadeli hedeflerle hareket etmesi anlamına gelir. Bu, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için planlama ve risk analizi yapmayı kolaylaştırır. Politika yapımında şeffaflık ve tutarlılık, belirsizliği azaltarak yatırım iştahını artırır.
Güçlü Bir Hukuk Sistemi Neden Gereklidir?
- Yatırımcıların mülkiyet haklarının güvence altına alındığı, sözleşmelerin eksiksiz uygulandığı ve adaletin tarafsızca tecelli ettiği bir hukuk sistemi, iş yapma ortamının vazgeçilmezidir. Hukukun üstünlüğü ilkesinin hakim olduğu bir yapı, hem yerel girişimcileri hem de uluslararası sermayeyi ülkeye çekme potansiyelini yükseltir. Adaletin hızlı ve etkin çalışması, iş dünyasının önündeki bürokratik engelleri de kaldırır.
Sağlıklı İşleyen Piyasa Mekanizmaları Nasıl İşler?
- Piyasaların serbestçe ve rekabetçi koşullarda işlemesi, kaynakların en verimli şekilde dağıtılmasını sağlar. Fiyat oluşumunun doğal akışında müdahalelerden uzak olması, şeffaf düzenlemeler ve eşit koşullar sunulması, piyasa katılımcılarının güvenini artırır. Bu durum, piyasaların derinleşmesine ve çeşitlenmesine olanak tanır.
Yatırımcı Güveni Neden Kritik Bir Öneme Sahiptir?
- Tüm bu sayılan unsurlar bir araya geldiğinde yatırımcı güveni inşa edilir. Yatırımcılar, paralarını riske atarken getiri beklentilerinin yanı sıra, yatırımlarının güvende olduğunu ve geleceğe dair öngörülebilirlik olduğunu bilmek isterler. Güven ortamı, sermayenin ülkeye akışını hızlandırır, istihdam yaratır ve teknolojik gelişmeleri teşvik eder. Güven olmayan bir ortamda ise sermaye kaçışı yaşanır ve büyüme potansiyeli düşer.
Özbek, tüm bu faktörlerin birbirini tamamladığını ve entegre bir şekilde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin güçlü bir ekonomik yapıya kavuşması için bu temel unsurların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Sadece rakamlara odaklanmak yerine, güvene dayalı, öngörülebilir ve adil bir ekonomik sistem kurmanın, uzun vadeli refahın anahtarı olduğunu ifade etti.