Türk savunma sanayii, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı (SSB) Haluk Görgün’ün açıklamalarıyla 2025 yılına dair iddialı hedeflerini ortaya koydu. Görgün, sektörün gelecek yıl 17.9 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalamayı hedeflediğini ve ihracat rakamlarını 11 milyar dolara çıkarmayı planladığını duyurdu. Bu rakamlar, Türkiye’nin savunma kapasitesini güçlendirme ve küresel pazardaki yerini sağlamlaştırma vizyonunun önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
2023 yılında 6 milyar dolarlık ihracat performansıyla dikkat çeken savunma sanayii, 2025 için belirlediği bu hedeflerle rekor bir büyümeyi hedefliyor. Görgün, sektörün sadece ekonomik değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve dışa bağımlılığı azaltma stratejilerinde de kilit bir rol oynadığını vurguladı.
Rakamlarla Yükselen Başarı Hikayesi
Türkiye savunma sanayii, son 20 yılda kaydettiği gelişimle dünya çapında takdir topluyor. Başkan Görgün’ün verdiği bilgiler, bu dönüşümün çarpıcı boyutlarını gözler önüne seriyor:
- Proje Sayısı: 2002’de yalnızca 62 olan proje sayısı, bugün 850’yi aşmış durumda. Bu artış, Ar-Ge ve inovasyona verilen önemin somut bir göstergesi.
- Sektör Bütçesi: Yaklaşık 5.5 milyar dolarlık sektör bütçesi, projelerin finansal sürdürülebilirliğini sağlıyor ve büyük çaplı yatırımların önünü açıyor.
- Firma Sayısı: 2002’de 56 olan savunma sanayii firması sayısı, bugün 3.000’i aşarak sektördeki çeşitliliği ve rekabeti artırıyor. Bu genişleme, KOBİ’lerin ve startup’ların da sektöre entegrasyonunu hızlandırıyor.
- Ar-Ge Yatırımları: Sektör, 2 milyar doların üzerinde Ar-Ge harcamasıyla teknoloji geliştirme ve yenilikçilikte öncü bir rol üstleniyor. Bu yatırımlar, kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltma hedefinin temelini oluşturuyor.
Bu veriler, Türkiye’nin savunma sanayiinde sadece üretim kapasitesini değil, aynı zamanda mühendislik ve tasarım yetkinliklerini de önemli ölçüde geliştirdiğini gösteriyor.
Küresel Arenadaki Yeri ve Stratejik Hedefler
Türk savunma sanayii, son yıllarda elde ettiği başarılarla dünyanın önemli oyuncuları arasına girdi. Başkan Görgün, Türkiye’nin savunma sanayii sıralamasında 11. sıraya yükseldiğini ve önümüzdeki dönemde ilk 10’a girme hedefini taşıdığını belirtti. Bu yükseliş, özellikle insansız hava araçları (İHA), gemi inşası, kara araçları ve mühimmat üretimindeki atılımlarla mümkün oldu.
Neden Bu Büyüme Hedefleniyor?
Bu büyüme hedeflerinin arkasında birden fazla stratejik neden yatıyor:
- Dışa Bağımlılığı Azaltma: Türkiye, savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını büyük ölçüde yerli ve milli imkanlarla karşılayarak dışa bağımlılığını en aza indirmeyi hedefliyor.
- Bölgesel ve Küresel Etki: Gelişmiş savunma kabiliyetleri, Türkiye’nin bölgesel ve küresel politikadaki etkinliğini artırıyor.
- Ekonomik Katkı: Sektördeki büyüme, istihdam yaratma, yüksek katma değerli üretim ve teknoloji transferi yoluyla ülke ekonomisine önemli katkılar sağlıyor.
- İhracat Potansiyeli: Türk savunma ürünlerinin kalitesi ve rekabetçi fiyatları, uluslararası pazarlarda önemli bir talep görüyor.
Görgün, savunma sanayiinin sadece bir üretim alanı olmadığını, aynı zamanda bir yaşam tarzı ve milli şuurun yansıması olduğunu ifade ederek, her bir projenin Türkiye’nin bağımsızlık ve güvenliği için ne denli hayati olduğunu vurguladı. 2025 hedefleri, bu vizyonun somutlaşmış adımları olarak değerlendiriliyor.
