Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından merakla beklenen faiz kararını duyurdu. Banka, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 700 baz puanlık bir artışla yüzde 30’dan yüzde 37’ye yükseltti. Bu artış, piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti ve TCMB’nin enflasyonla mücadelede kararlılığını bir kez daha gösterdi.
Ekonomistlerin büyük çoğunluğu, 26 Ekim tarihli PPK toplantısında politika faizinin 500 baz puan artırılarak yüzde 35 seviyesine çıkarılmasını bekliyordu. Ancak Merkez Bankası, daha güçlü bir sıkılaştırma adımı atarak bu beklentiyi aştı.
Kararın Arka Planı ve Gerekçeler
Merkez Bankası, faiz artırım kararının gerekçelerini PPK toplantısı ardından yayımladığı metinde detaylandırdı. Açıklamada, dezenflasyonun tesisi için parasal sıkılaştırma sürecinin güçlendirilmesine devam edildiği vurgulandı. Kurulun temel amacı, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmaların engellenmesi ve böylece enflasyonun ana eğiliminin aşağı yönlü seyrini hızlandırmak olarak belirtildi.
Neden 700 Baz Puan?
- Enflasyonla Mücadele Kararlılığı: TCMB, enflasyonda belirgin ve kalıcı bir iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırmanın kararlılıkla sürdürüleceğine işaret etti. Bu durum, yüzde 35 seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde bir artışın temel motivasyonunu oluşturuyor.
- Beklentilerin Yönetimi: Daha agresif bir faiz artışı, piyasa aktörlerinin ve hane halkının enflasyon beklentilerini daha güçlü bir şekilde aşağı çekmeyi hedefliyor.
- Fiyatlama Davranışları: Kurul, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın önüne geçerek, özellikle kur geçişkenliğinin enflasyon üzerindeki etkilerini minimize etmeyi amaçlıyor.
Sıkılaştırma Döngüsünde Beşinci Artış
Haziran ayında başlayan ve ortodoks politikalara dönüşün önemli bir göstergesi olan parasal sıkılaştırma döngüsüyle birlikte, bu faiz artırımı arka arkaya beşinci yükseliş oldu. Yüzde 8,5 seviyesinde olan politika faizi, Haziran ayındaki ilk artışın ardından sırasıyla:
- Haziran’da yüzde 15’e,
- Temmuz’da yüzde 17,5’e,
- Ağustos’ta yüzde 25’e,
- Eylül’de yüzde 30’a,
- Ve son olarak Ekim’de yüzde 37’ye yükseltildi.
Böylece, Haziran ayından bu yana toplamda 2850 baz puanlık (yüzde 28,5 puanlık) bir artış gerçekleştirilmiş oldu. Bu süreç, yeni ekonomi yönetimi altında fiyat istikrarını sağlama yönündeki kararlılığın somut adımları olarak değerlendiriliyor.
Gelecek Döneme İlişkin Mesajlar
PPK açıklamasında, parasal sıkılaştırma adımlarının güçlendirilmeye devam edileceği ve dezenflasyonun kalıcı olarak tesis edilmesi için gereken parasal ve finansal koşulların oluşturulması yönünde politika kararlarının belirleneceği vurgulandı. Kurul, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana kadar sıkı para politikasının sürdürüleceğinin altını çizdi. Bu durum, ilerleyen dönemlerde de gerektiğinde faiz artırımlarının devam edebileceği sinyalini veriyor.
Merkez Bankası’nın bu kararlı duruşu, Türkiye ekonomisinde fiyat istikrarını sağlama yönündeki taahhüdünü pekiştirirken, piyasaların da önümüzdeki dönemdeki para politikası adımlarını daha yakından takip etmesine neden olacak.