Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Murat Özdemir, Türkiye ekonomisinde sanayi üretiminin manşet büyümenin altında kalmasının sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim açısından önemli bir uyarı işareti olduğunu belirtti. Özdemir, küresel yeşil dönüşüm trendleri ve Avrupa Birliği’nin Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamalarla birlikte, özellikle KOBİ’lerin bu dönüşüm sürecindeki kritik rolünün altını çizdi.
Antalya’da düzenlenen “KOBİ’lerde Yeşil Dönüşüm Buluşmaları” etkinliğinde konuşan Murat Özdemir, sanayinin uzun yıllardır gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payının yaklaşık %20-22 seviyelerinde seyrettiğini hatırlattı. Ancak son beş yıllık dönemde sanayi sektörünün büyümesinin genel GSYH büyümesinin gerisinde kaldığına dikkat çekti.
Sanayinin Büyüme Hızı ve Ekonomik Etkileri
Özdemir, sanayinin manşet büyümenin altında kalmasının, GSYH içinde diğer sektörlerin, özellikle hizmetler ve tarımın payının arttığı anlamına geldiğini vurguladı. Bu durumun, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir ekonomik yapı hedefiyle çelişebileceği uyarısında bulundu. Gelişmekte olan ülkelerde sanayileşmeyle birlikte sanayinin GSYH içindeki payının artmasının tipik bir süreç olduğunu belirten Özdemir, bu trendin erken aşamada tersine dönmesinin potansiyel riskler barındırdığını ifade etti.
Yeşil Dönüşüm Neden Kritik?
- Küresel Rekabet: AB Yeşil Mutabakatı ve CBAM gibi düzenlemeler, Türk sanayisinin ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü doğrudan etkileyecek. Yeşil dönüşüme adapte olamayan işletmeler, ek maliyetler veya pazar kayıplarıyla karşılaşabilir.
- Sürdürülebilirlik: Kaynak verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve döngüsel ekonomi prensipleri, çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra işletmelerin uzun vadeli finansal sağlığı için de vazgeçilmez hale geldi.
- Katma Değerli Üretim: Yeşil teknolojilere yatırım yapmak ve süreçleri dönüştürmek, daha yüksek katma değerli ürün ve hizmetlerin geliştirilmesine olanak tanıyor.
KOBİ’lerin Dönüşümdeki Rolü ve TSKB’nin Desteği
Türkiye ekonomisinin can damarı olan KOBİ’ler, yeşil dönüşüm sürecinin en önemli aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ülkedeki işletmelerin %99,8’ini oluşturan KOBİ’ler, istihdamın %71’ini ve katma değerin %52’sini sağlıyor. Bu nedenle, KOBİ’lerin yeşil dönüşüme ayak uydurması, hem Türkiye’nin küresel rekabetçiliği hem de sürdürülebilirlik hedefleri açısından hayati önem taşıyor.
TSKB, 2000’li yılların başından bu yana yeşil ve sürdürülebilir finansman alanında öncü rol oynamaktadır. Banka, KOBİ’lere yönelik sadece finansman sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda teknik destek ve danışmanlık hizmetleriyle de dönüşüm süreçlerine katkıda bulunmaktadır.
Murat Özdemir’in aktardığı bilgilere göre TSKB’nin sürdürülebilirlik odaklı finansman performansı oldukça dikkat çekicidir:
- TSKB’nin kredi portföyünün %94’ü sürdürülebilirlik temalı projelerden oluşmaktadır.
- Bu portföyün %62’si doğrudan iklim ve çevre odaklı kredilere ayrılmıştır.
- Banka, 2016 yılından bu yana yeşil ve sosyal tahvil ihraçları gerçekleştirmiş, 2023 yılında da başarılı bir yeşil tahvil ihracına imza atmıştır.
- TSKB, 2025 yılına kadar sürdürülebilir kalkınma alanında yaklaşık 10 milyar dolarlık finansman yaratmayı hedeflemektedir.
KOBİ’lerde Yeşil Dönüşüm Buluşmaları, özel sektör temsilcilerini, kamu kurumlarını ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek, iş dünyası için sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm yol haritalarının belirlenmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. TSKB gibi kurumların liderliğinde atılacak adımlar, Türkiye’nin sanayi yapısını daha dayanıklı, rekabetçi ve çevre dostu bir geleceğe taşıyacaktır.
