Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023 yılı evlenme ve boşanma istatistikleri, ülkenin demografik yapısında dikkat çekici değişimlere işaret ediyor. Verilere göre, evlilik sayılarında bir önceki yıla kıyasla düşüş yaşanırken, boşanma vakalarında artış kaydedildi. Bu eğilimler, ekonomik ve sosyal dinamikler açısından önemli çıkarımlar barındırıyor.
2023 yılında toplam 565 bin 435 çift evlenirken, bu sayı 2022 yılına göre %1,9’luk bir azalışı temsil ediyor. Öte yandan, boşanma sayıları aynı dönemde yükseliş gösterdi. 2022 yılında 165 bin 966 olan boşanma sayısı, 2023’te %5,7 artarak 180 bin 971’e ulaştı. Bu tablo, toplumsal ve ekonomik koşulların aile yapısı üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sayılar Ne Anlatıyor?
Kaba Evlenme ve Boşanma Hızları
Kaba evlenme hızında da düşüş gözlemlendi. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı, 2022 yılında binde 7,07 iken, 2023 yılında binde 6,63’e geriledi. Bu düşüş, evlenme oranlarının genel nüfusa oranla azaldığını gösteriyor.
Boşanma tarafında ise tam tersi bir durum söz konusu. Kaba boşanma hızı, 2022 yılında binde 1,95 iken, 2023 yılında binde 2,13’e yükseldi. Bu artış, Türkiye’de boşanmaların hız kazandığını ve toplumsal bir gerçeklik olarak daha fazla yer edindiğini ortaya koyuyor.
Ortalama İlk Evlenme Yaşı Yükseliyor
Gençlerin evlilik kararlarını erteleme eğilimleri istatistiklere de yansımış durumda. Ortalama ilk evlenme yaşı, hem erkekler hem de kadınlar için yükselişini sürdürüyor:
- Erkeklerde: 2022’de 28,2 yaş olan ortalama ilk evlenme yaşı, 2023’te 28,3’e çıktı.
- Kadınlarda: 2022’de 25,6 yaş olan ortalama ilk evlenme yaşı, 2023’te 25,7’ye yükseldi.
Bu veriler, gençlerin eğitim, kariyer hedefleri ve ekonomik istikrarsızlık gibi nedenlerle evlilik kurumuna daha geç adım attığını gösteriyor.
Boşanmaların Anatomisi: Evlilik Süresi ve Çocukların Durumu
Hangi Süreçte Boşanmalar Yoğunlaşıyor?
Boşanmaların evlilik süresine göre dağılımı da dikkat çekici detaylar sunuyor:
- Boşanmaların %35,6’sı ilk 5 yıl içinde gerçekleşti.
- %20,9’u ise 6-10 yıl arasındaki evliliklerde yaşandı.
Bu oranlar, boşanmaların önemli bir kısmının evliliğin ilk on yılında, özellikle de ilk beş yılında yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Toplamda boşanmaların %56,5’i evliliğin ilk on yılı içinde meydana geliyor.
Boşanmalarda Çocukların Velayeti
Boşanma davaları sonucunda çocukların velayeti konusunda da TÜİK verileri önemli bilgiler sunuyor. Boşanma davaları sonucu çocukların velayeti, büyük oranda annelere verilmeye devam ediyor:
- Çocukların %81,7’sinin velayeti annelere verildi.
- %18,3’ünün velayeti ise babalara verildi.
Bu dağılım, velayet kararlarındaki mevcut eğilimin sürdüğünü gösteriyor.
Ekonomik ve Sosyal Yansımalar
Evlilik sayılarındaki düşüş ve boşanma oranlarındaki artış, ülke ekonomisi ve sosyal yapısı üzerinde çeşitli etkiler yaratabilir. Evlenme oranlarının düşmesi, yeni hanehalkı oluşumunu yavaşlatarak konut talebi, beyaz eşya ve mobilya gibi sektörlerdeki tüketimi olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, artan boşanma oranları, tek ebeveynli hanehalkı sayısını artırarak sosyal hizmetlere olan talebi yükseltebilir ve bireylerin ekonomik refahı üzerinde ek baskılar oluşturabilir.
Bu demografik değişimler, uzun vadede iş gücü piyasasından sosyal güvenlik sistemine kadar geniş bir yelpazede makroekonomik planlamaları şekillendirme potansiyeline sahiptir. Türkiye’nin genç nüfus yapısı düşünüldüğünde, aile yapısındaki bu değişimlerin nedenleri ve sonuçları üzerine yapılacak detaylı analizler, geleceğe yönelik politikaların belirlenmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
