Borsa İstanbul, yabancı yatırımcıların güçlü ilgisiyle hareketli bir haftayı geride bıraktı. 17 Mayıs ile sona eren haftada, yabancı yatırımcılar net 455 milyon dolar değerinde hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Bu önemli giriş, yaklaşık son üç yılın en yüksek haftalık net alımı olarak kayıtlara geçerken, BIST 100 endeksi aynı dönemde %7,15 oranında yükseliş kaydetti.
Bu kayda değer sermaye akışı, Türkiye ekonomisinde uygulanan rasyonel ve ortodoks politikaların uluslararası yatırımcı nezdinde karşılık bulmaya başladığına dair güçlü bir sinyal olarak yorumlanıyor. Yabancı sermayenin Borsa İstanbul’a olan ilgisi, Türkiye piyasalarına yönelik küresel güvenin arttığını gösteriyor.
Yabancı İlginin Detayları ve Tarihsel Bağlamı
17 Mayıs haftasındaki 455 milyon dolarlık net alım, yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’da Haziran 2021’den bu yana gerçekleştirdiği en yüksek haftalık net giriş olarak tarihe geçti. Bu güçlü performans, yabancı yatırımcıların 2024 yılı başından itibaren Türkiye hisse senedi piyasasına olan ilgisinin de arttığını gözler önüne seriyor. Yılbaşından bu yana kümülatif olarak 1,731 milyar dolar net hisse senedi alımı yapan yabancı yatırımcılar, geçen yılki trendin tersine bir hareket sergiliyor. Hatırlanacağı üzere, 2023 yılında toplam 3,582 milyar dolarlık net hisse senedi çıkışı yaşanmıştı.
Yabancıların hisse senedi piyasasındaki toplam portföy büyüklüğü de bu girişlerle birlikte önemli ölçüde arttı. 17 Mayıs itibarıyla yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’daki toplam hisse senedi stoku 39,544 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 2023 yıl sonundaki 36,8 milyar dolar seviyesinin oldukça üzerinde bulunuyor ve yabancıların Türk varlıklarına olan iştahının arttığını teyit ediyor.
Ekonomik Politikaların ve Kredi Derecelendirmelerinin Etkisi
Piyasa analistleri, yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarına dönüşünü, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) liderliğindeki yeni ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para ve maliye politikalarına bağlıyor. Bu politikalar, enflasyonla mücadele, makroekonomik istikrarın sağlanması ve uluslararası sermaye çekme hedefiyle yürütülüyor.
Gelecek dönemde yabancı girişlerinin devam etmesinde, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye yönelik değerlendirmeleri kilit rol oynayacak. Mart ayında Fitch Ratings’in Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya yükseltmesi ve not görünümünü ‘pozitif’e çevirmesi, olumlu havayı destekleyen önemli bir gelişmeydi. Şimdi gözler, 7 Haziran’da S&P Global Ratings’ten gelmesi beklenen değerlendirmeye çevrilmiş durumda. S&P’den gelebilecek olumlu bir adım, yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarına olan güvenini daha da pekiştirebilir.
Yatırımcılar Ne Bekliyor?
- S&P Kararı: S&P’nin olası bir not artırımı veya görünüm iyileştirmesi, Türkiye piyasalarına olan yabancı ilgisini daha da artırabilir. Bu, orta ve uzun vadeli sermaye akışlarını tetikleyebilir.
- Politika Devamlılığı: Mevcut ekonomi politikalarının kararlılıkla sürdürülmesi ve hedeflere ulaşılması, uzun vadeli yabancı sermaye girişleri için temel koşul olarak görülüyor.
- Enflasyonla Mücadele: Enflasyonun kontrol altına alınması ve düşüş trendine girmesi, reel getirilerin cazibesini artırarak yabancı yatırımcıların iştahını kabartabilir.
Borsa İstanbul’daki bu güçlü yabancı ilgisi, Türkiye’nin ekonomik normalleşme sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Piyasa katılımcıları, bu pozitif momentumun devam edeceği ve Türkiye varlıklarının küresel portföylerdeki payının artacağı yönündeki beklentilerini koruyor.
